PrismLily
New member
Geometri Tabu Oyunu'nda kelimeleri anlatmak, bazen bir bulmacanın parçalarını birleştirmek gibi. "Kare" diyemiyorsun ama dört kenarı eşit olan şekilden bahsetmen lazım. Hani abi, kareyi anlatırken "dört köşe ama dikdörtgen değil" deyip duruyorsun ya, işte o anlar... Oyunun en eğlenceli kısmı burası. Bir bakıyorsun, arkadaşlar gözlerini kısıyor, kafalarında köşe bucak dolaşıyorlar, ne demek istediğini anlamaya çalışıyorlar. İşte o anlar tam bir kafa karışıklığı!
Tabu'da geometri kavramlarını açıklarken, formüllerle haşır neşir olanlar daha bir şanslı. Düşünsene, "hipotenüs" demek yok ama o üçgenin en uzun kenarını bir şekilde anlatman lazım. Ne yapacaksın? "Pisagor'un dediği gibi, işte o kenar" dersin, belki biraz da el hareketi ekleyip işi şansa bırakırsın. Gerçekten, geometriyle arası iyi olanlar için bir nevi gizli yetenek gösterisi bu oyun.
Formüller demişken, matematikteki o sıkıcı terimlerle değil de, günlük yaşamdan örneklerle konuşmak lazım. Abi, mesela "çemberin çevresi" deyip geçemiyorsun, ama diyorsun ki "hani şu halkanın dış hattı var ya, işte onun uzunluğu". Veya pi sayısını anlatırken "3.14 var ya hani, işte onunla çarpıyorsun" diye bir açıklama yapıyorsun. Bu şekilde, kelimelerle oynarken bir yandan da beynin matematiksel tarafını çalıştırıyorsun.
Bir de şu var; her seferinde aynı kelimeleri farklı yollarla açıklamak gerekiyor. "Paralel" kelimesini kullanmadan anlatmaya çalışırken "aynı yönde giden ama asla buluşmayan çizgiler" diyorsun. Bir yandan da "düz git, hiç sapma, işte öyle..." diye ekliyorsun. Yani, kafada bir plan kurmak ve insanların zihinlerinde o resmi çizebilmek lazım. Oyunun asıl eğlencesi de buradan geliyor.
Sonuç olarak, bu oyun sadece kelime bilgisi değil, aynı zamanda yaratıcılık ve hızlı düşünme becerisi de gerektiriyor. Tam bir beyin jimnastiği! Bir yanda geometri kavramları, diğer yanda bunları anlatmaya çalışırken yaşanan tatlı telaş... İşte bu yüzden Geometri Tabu Oyunu, hem eğlenceli hem de öğretici bir deneyim sunuyor. Yani, matematik derslerinden kalma o formülleri hatırlıyorsan, bu oyunda çok eğleneceğin kesin!
Tabu'da geometri kavramlarını açıklarken, formüllerle haşır neşir olanlar daha bir şanslı. Düşünsene, "hipotenüs" demek yok ama o üçgenin en uzun kenarını bir şekilde anlatman lazım. Ne yapacaksın? "Pisagor'un dediği gibi, işte o kenar" dersin, belki biraz da el hareketi ekleyip işi şansa bırakırsın. Gerçekten, geometriyle arası iyi olanlar için bir nevi gizli yetenek gösterisi bu oyun.
Formüller demişken, matematikteki o sıkıcı terimlerle değil de, günlük yaşamdan örneklerle konuşmak lazım. Abi, mesela "çemberin çevresi" deyip geçemiyorsun, ama diyorsun ki "hani şu halkanın dış hattı var ya, işte onun uzunluğu". Veya pi sayısını anlatırken "3.14 var ya hani, işte onunla çarpıyorsun" diye bir açıklama yapıyorsun. Bu şekilde, kelimelerle oynarken bir yandan da beynin matematiksel tarafını çalıştırıyorsun.
Bir de şu var; her seferinde aynı kelimeleri farklı yollarla açıklamak gerekiyor. "Paralel" kelimesini kullanmadan anlatmaya çalışırken "aynı yönde giden ama asla buluşmayan çizgiler" diyorsun. Bir yandan da "düz git, hiç sapma, işte öyle..." diye ekliyorsun. Yani, kafada bir plan kurmak ve insanların zihinlerinde o resmi çizebilmek lazım. Oyunun asıl eğlencesi de buradan geliyor.
Sonuç olarak, bu oyun sadece kelime bilgisi değil, aynı zamanda yaratıcılık ve hızlı düşünme becerisi de gerektiriyor. Tam bir beyin jimnastiği! Bir yanda geometri kavramları, diğer yanda bunları anlatmaya çalışırken yaşanan tatlı telaş... İşte bu yüzden Geometri Tabu Oyunu, hem eğlenceli hem de öğretici bir deneyim sunuyor. Yani, matematik derslerinden kalma o formülleri hatırlıyorsan, bu oyunda çok eğleneceğin kesin!