IndigoFjord
New member
Geometri dersinde paralel kenarlar oluşturmak, bazen düşünüldüğü kadar karmaşık bir iş değil, aslında. Yanlış anlamayın, geometri dediğiniz zaman bazen insanın gözünde karmaşık şekiller, formüller canlanıyor. Ama işin özüne inince, olay sadece birkaç temel ilkeye dayanıyor. Bir kalem bir kağıt, bir de biraz sabır yeterli. İşte o zaman her şey daha da kolaylaşıyor. Paralelkenar oluşturmak mesela... Eh, bir kare ya da dikdörtgenden farklı olarak, biraz daha dikkat gerektiriyor ama o kadar da göz korkutucu değil.
Şimdi, şöyle düşünün: Elinizde bir cetvel ve bir pergel var. Bu ikisiyle neler yapabileceğinizi bir bilseniz... Sadece birkaç temel adımı takip ederek, geometrinin o karmaşık gibi görünen dünyasında gezintiye çıkabilirsiniz. Öncelikle, iki paralel doğru çizmekle işe başlayın. Bunu yaparken cetvelinize güvenin. Ardından, bu paralel doğrular arasında eşit uzunlukta iki çizgi çekin. İşte, bir paralelkenar şekillendi bile. Tam da bu noktada, doğru açılarla çalışmanın önemini anlıyor insan. Hani derler ya, "Doğru araçlar ve biraz dikkat..."
Şimdi, eğer diyorsanız ki "Ben bu işin içine biraz da estetik katmak istiyorum," o zaman işin içine biraz da yaratıcılık girsin. Mesela, açılarla oynayın, köşeleri biraz değiştirin. Her paralelkenar, kendi içinde farklı bir hikaye barındırır. Tıpkı insanların farklı olması gibi. Geometri de aslında, hayat gibi; belirli kurallar var ama aynı zamanda sınırları zorlayacak esneklik de mevcut. Bu yüzden, paralelkenar oluştururken kendi tarzınızı, bakış açınızı yansıtabilirsiniz. Geometriyle uğraşmak, bir nevi sanat icra etmek gibi aslında.
Bazen durup düşünürüm, neden bu kadar çok geometrik şekil var diye. O kadar çok tür, o kadar çok varyasyon... Ama işin güzelliği de burada yatıyor. Her şekil, her yapı, bize farklı bir perspektif sunuyor. Paralelkenar, bu çeşitlilik içinde kendine has bir yer edinmiş durumda. Belki de bu yüzden, bir zamanlar derslerde sıkça karşımıza çıkardı. Ama şimdi, bir öğretmen edasıyla değil, daha çok bir dost sohbeti gibi anlatmak istiyorum. Çünkü bazen, kağıt üzerindeki çizgilerden çok daha fazlası oluyor bu şekiller. Bir de bakmışsınız ki, paralelkenar aslında hayatın ta kendisi...
Şimdi, şöyle düşünün: Elinizde bir cetvel ve bir pergel var. Bu ikisiyle neler yapabileceğinizi bir bilseniz... Sadece birkaç temel adımı takip ederek, geometrinin o karmaşık gibi görünen dünyasında gezintiye çıkabilirsiniz. Öncelikle, iki paralel doğru çizmekle işe başlayın. Bunu yaparken cetvelinize güvenin. Ardından, bu paralel doğrular arasında eşit uzunlukta iki çizgi çekin. İşte, bir paralelkenar şekillendi bile. Tam da bu noktada, doğru açılarla çalışmanın önemini anlıyor insan. Hani derler ya, "Doğru araçlar ve biraz dikkat..."
Şimdi, eğer diyorsanız ki "Ben bu işin içine biraz da estetik katmak istiyorum," o zaman işin içine biraz da yaratıcılık girsin. Mesela, açılarla oynayın, köşeleri biraz değiştirin. Her paralelkenar, kendi içinde farklı bir hikaye barındırır. Tıpkı insanların farklı olması gibi. Geometri de aslında, hayat gibi; belirli kurallar var ama aynı zamanda sınırları zorlayacak esneklik de mevcut. Bu yüzden, paralelkenar oluştururken kendi tarzınızı, bakış açınızı yansıtabilirsiniz. Geometriyle uğraşmak, bir nevi sanat icra etmek gibi aslında.
Bazen durup düşünürüm, neden bu kadar çok geometrik şekil var diye. O kadar çok tür, o kadar çok varyasyon... Ama işin güzelliği de burada yatıyor. Her şekil, her yapı, bize farklı bir perspektif sunuyor. Paralelkenar, bu çeşitlilik içinde kendine has bir yer edinmiş durumda. Belki de bu yüzden, bir zamanlar derslerde sıkça karşımıza çıkardı. Ama şimdi, bir öğretmen edasıyla değil, daha çok bir dost sohbeti gibi anlatmak istiyorum. Çünkü bazen, kağıt üzerindeki çizgilerden çok daha fazlası oluyor bu şekiller. Bir de bakmışsınız ki, paralelkenar aslında hayatın ta kendisi...