IndigoFjord
New member
Bir öğretmen olarak sınıfa adım attığında, gözlerinin içine bakıp da “Bugün ne öğreteceğim?” diye düşündüğün anlar vardır, değil mi? İşte o an, belki de en kritik andır. Çünkü ders anlatımında yapılan bazı hatalar, seni ve öğrencilerini istenmeyen bir yola sürükleyebilir. Mesela, anlatırken çok fazla detaya girip konunun özünden uzaklaştığında, öğrencilerin kafası karışabilir. Bunu nasıl anlıyorsun biliyor musun? Gözlerdeki o boş bakışlar... İşte o bakışlar sana 'Abi ya, biz kaybolduk' der.
Bazen de öğretmenler, çok fazla öğretme isteğinden olsa gerek, sınıfta çok fazla konuşur. Halbuki derste öğrencilerin de konuşmasına, soru sormasına, düşüncelerini paylaşmasına izin vermek gerekir. Düşünsene, sürekli senin konuştuğun bir ortamda, öğrencilerin kendi seslerini nasıl duyabilir ki? Onların da bir şeyler söylemesine fırsat vermek, dersin akışını bambaşka bir boyuta taşıyabilir. Belki de bu, öğretmenin en önemli derslerinden biri: Dinlemek ve duymak.
Öğrenciler arasında farklı öğrenme hızları ve tarzları olduğunu unutmamak da gerekiyor. Herkes aynı hızda öğrenmez, herkes aynı yoldan anlamaz. Kimi görsel öğrenir, kimi işitsel. İşte bu yüzden, ders planını yaparken her bir öğrenciyi düşünmek ve ders içeriğini buna göre ayarlamak önemli. Bu, her ders için biraz daha fazla hazırlık gerektirebilir ama sonunda buna değeceğini göreceksin.
Bir başka sık yapılan hata ise, geri bildirim vermekte gecikmek. Özellikle de öğrenci bir şeyleri yanlış anladığında ya da eksik yaptığında. Düşünsene, bir öğrenci bir konuyu yanlış anlamış ve sen bunu fark ettiğinde çoktan başka konulara geçmişsin. O öğrenci o yanlış bilgiyle belki de sınava girecek... İşte bu yüzden, zamanında ve yapıcı bir geri bildirim, öğrencinin gelişimi için altın değerindedir.
Dersin sonunda bir değerlendirme yapmayı hiç düşündün mü? Yani, kendine şu soruları sormayı: Bugün ders nasıl geçti? Öğrencilerim gerçekten anladı mı? Başarılı olduğum ve geliştirmem gereken noktalar neler? Bu tür bir öz değerlendirme, seni sürekli geliştirecek ve ders anlatımında daha etkili olmanı sağlayacaktır. Unutma, her ders yeni bir başlangıçtır ve her başlangıç, yeni bir fırsattır.
Bazen de öğretmenler, çok fazla öğretme isteğinden olsa gerek, sınıfta çok fazla konuşur. Halbuki derste öğrencilerin de konuşmasına, soru sormasına, düşüncelerini paylaşmasına izin vermek gerekir. Düşünsene, sürekli senin konuştuğun bir ortamda, öğrencilerin kendi seslerini nasıl duyabilir ki? Onların da bir şeyler söylemesine fırsat vermek, dersin akışını bambaşka bir boyuta taşıyabilir. Belki de bu, öğretmenin en önemli derslerinden biri: Dinlemek ve duymak.
Öğrenciler arasında farklı öğrenme hızları ve tarzları olduğunu unutmamak da gerekiyor. Herkes aynı hızda öğrenmez, herkes aynı yoldan anlamaz. Kimi görsel öğrenir, kimi işitsel. İşte bu yüzden, ders planını yaparken her bir öğrenciyi düşünmek ve ders içeriğini buna göre ayarlamak önemli. Bu, her ders için biraz daha fazla hazırlık gerektirebilir ama sonunda buna değeceğini göreceksin.
Bir başka sık yapılan hata ise, geri bildirim vermekte gecikmek. Özellikle de öğrenci bir şeyleri yanlış anladığında ya da eksik yaptığında. Düşünsene, bir öğrenci bir konuyu yanlış anlamış ve sen bunu fark ettiğinde çoktan başka konulara geçmişsin. O öğrenci o yanlış bilgiyle belki de sınava girecek... İşte bu yüzden, zamanında ve yapıcı bir geri bildirim, öğrencinin gelişimi için altın değerindedir.
Dersin sonunda bir değerlendirme yapmayı hiç düşündün mü? Yani, kendine şu soruları sormayı: Bugün ders nasıl geçti? Öğrencilerim gerçekten anladı mı? Başarılı olduğum ve geliştirmem gereken noktalar neler? Bu tür bir öz değerlendirme, seni sürekli geliştirecek ve ders anlatımında daha etkili olmanı sağlayacaktır. Unutma, her ders yeni bir başlangıçtır ve her başlangıç, yeni bir fırsattır.